Tag Archives: için

Hakan Şükür için karar verildi

Hakan Şükür için karar verildi

Hakan Şükür için karar verildi
Galatasaray Kulübü’nde Hakan Şükür ve FETÖ/PDY ile bağlantılı 5 kişi hakkında karar verildi.

Eski futbolcu Hakan Şükür ve Fethullah Gülen’le bağlantılı 5 isim Galatasaray’dan ihraç edildi.

Galatasaray Kulübü Disiplin Kurulu, FETÖ ile bağlantılı oldukları gerekçesiyle kulüpten ihraç edilmeleri istenen eski futbolcular Hakan Şükür, Arif Erdem, İsmail Demiriz ve eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve eski Bursa Valisi Şehabettin Harput’un durumunu görüşmek için bir araya geldi.

Türk Telekom Arena’da şu sıralarda devam eden toplantı sonucunda bu beş isim Galatasaray Kulübü üyeliğinden kesin olarak ihraç edildi.

HÜRRİYET

O cümle Gülenin iadesi için delil!

O cümle Gülenin iadesi için delil!

O cümle Gülenin iadesi için delil!
Yakalanan darbeci general, Adil Öksüz’ün Ankara’da darbe toplantısı yaparak, komutanlara teker teker görev verdiğini belirtti.

Ayrıca general, Öksüz’ün Gülen’in iadesinde delil sayılabilecek ‘Ben bu çalışmaları Amerika’ya gidip Fethullah Gülen Hocam’a sunacağım’ cümlesini açıklası.

Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı ve ABD makamlarına sunduğu ek dosyadaki deliller ve gizli tanık ifadeleri Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşılığından gıyabi tutuklu Fetullah Gülen’in, darbenin emrini veren kişi olduğunu tüm detaylarıyla ortaya koyuyor. Dosyadaki bilgiler, ağırlıklı olarak pişmanlık yasasından yararlanarak itirafçı olmayı kabul eden FETÖ’cü subayların ifadelerinden yola çıkılarak hazırlandı. Devletin tüm kritik kurumlarına sızan ve 15 Temmuz’a giden süreci hazırlayan FETÖ’nün ve lideri Gülen’in kanlı darbe girişimini sivil imamlar üzerinden organize ettiği vurgulandı. Bunun, ABD yasalarında da karşılığı olan suç tanımı net şekilde yazıldı.

EMRİ YERİNE GETİREN ÖKSÜZ

Darbe girişimini Çukurambar’da bir evde planlayan ve organizasyonu ABD’ye giderek Gülen’in onayına sunan ve 2 gün sonra Türkiye’ye dönen ‘Genelkurmay İmamı’ Adil Öksüz, 11 Temmuz’da ABD’ye gidip Gülen’le görüştü. 13 Temmuz’da da Türkiye’ye dönüp, aldığı talimatları yerine getirdi. Darbe girişiminde görev almış olan subayların ifadelerine dayanarak Öksüz’ün, Gülen ile darbeciler arasındaki irtibatı sağlayan, emri getiren ve organizasyonu yapan kişi olduğu açıkça anlatıldı.

Habertürk’ten Bülent Aydemir’in haberine göre; FETÖ’nün organizasyon şemasının, haberleştikleri özel programın, ordudaki yapılanmasının, tehdit ve şantaj şebekesinin, sivil imamların askerlerle görüşme yöntemlerinin, para trafiğinin, sınav sorularının çalınması gibi bilgilerin yer aldığı dosyada, 15 Temmuz darbe gecesine giden süreç de detaylı şekilde yer aldı. Darbeci bir generalin ifadesi şöyle: “Kızılay’da İhsan (imam) ile buluştuk. Oradan Çukurambar’da bir eve gittik. Bir başka şahıs geldi araçla beni aldı. Çukurambar’da başka bir eve götürdü. Burada Akıncılar imamı olarak bilinen Adil Öksüz ve adlarını bilmediğim birçok kişi vardı. Orada 15 Temmuz gecesi darbe yapacakları, yönetime el koyacakları söylendi, bana da görev verildi. Adil Öksüz, ‘Ben bu çalışmaları Amerika’ya gidip Fethullah Gülen hocama sunacağım’ dedi.”

Kâğıt 1 dolarların şifre olarak kullanılmasına ilişkin bir bilgi ABD’ye iletilen dosyada yer almazken, darbenin başarılı olması durumunda örgütün bir infaz listesinin bulunduğu, darbenin FETÖ’nün TSK’dan tasfiyelere ilişkin bir listeden haberdar olması üzerine planlandığı bilgileri yer aldı. Darbenin başarılı olması durumunda Türkiye’deki meşru yönetime el koyacak sözde Yurtta Sulh Konseyi’nin kimlerden oluşacağının bile belirlendiği vurgulandı. Top artık ABD yönetiminde..

MİLLİYET

ABDden Gaziantep için saldırı uyarısı!

ABDden Gaziantep için saldırı uyarısı!

ABDden Gaziantep için saldırı uyarısı!
ABD Ankara Büyükelçiliği, kendi vatanadaşlarına ithafen Gaziantep’i yakından ilgilendiren bir uyarıda bulundu.

ABD Büyükelçiği’nden yapılan açıklamada Gaziantep’te olası bir terör saldırısına karşı Amerikan vatanadaşları uyarıldı.

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, Gaziantep’te özellikle yabancılar tarafından tercih edilen alışveriş merkezi ve işletmelere yönelik bir terör saldırısı düzenlenebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Elçiliğin ABD vatandaşlarına ithafen yayımladığı mesajda, Gaziantep’teki bir “terör hücresi”ne yönelik polis soruşturması yürütüldüğüne dair haberler olduğu belirtildi. Mesajda, “Bu bilgi, teröristlerin muhtemelen alışveriş merkezlerini ya da Batılı müşterilerce tercih edilen restoran ve kafeleri hedef alacağına işaret ediyor” denildi.

Elçilik, “Gaziantep’teki ABD vatandaşlarına bu tarz işletmelere giderken dikkatli olmalarını, mümkünse gitmemelerini tavsiye ediyoruz” ifadesini kullandı.

ABD büyükelçiliği, saldırıları hangi terör örgütünün gerçekleştirebileceğinden şüphelenildiğini belirtmedi.

HÜRRİYET

Bakandan yerli otomobil için açıklama

Bakandan yerli otomobil için açıklama

Bakandan yerli otomobil için açıklama
Bakan Özlü, yerli otomobilde kapsayıcı bir iş modeli üzerinde çalıştıklarını vurguladı.

Bilim ve Sanayi Bakanı Faruk Özlü ayrıca KOSGEB’teki FETÖ/PDY operasyonlarına değin bilgi verdi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Ekonomi Muhabirleri Derneği üyeleriyle kahvaltıda bir araya geldi. Toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özlü, FETÖ soruşturması kapsamında KOSGEB’teki operasyon hatırlatılarak, bakanlığa bağlı kurumlardan bugüne kadar kaç kişinin çıkarıldığı ve bakanlığa bağlı kurumlarda ciddi anlamda risk görüp görmediklerinin sorulması üzerine, “KOSGEB’te en son yapılan bir operasyon var. Polisin yaptığı operasyon. Burada 13 kişi tutuklandı. Bunlardan 3’ü taşra müdürü, birisi merkezde, 2 başkan eski yardımcısı, 3 daire başkanı, 2 uzman, 2 memur şeklinde. Toplam 13 ilde himmet operasyonu gerçekleştirildi. Toplam 36 kişi gözaltına alındı. Bunlar arasında daha önce de KOSGEB’te üst düzey görevlerde bulunmuş bir kişi de var. Biz kapsamlı bir çalışma, daha önce yürüttük. 62 kişi bakanlık merkez teşkilatından, 71 kişi KOSGEB’ten, 13 kişi TSE’den, 13 kişi Patent Enstitüsü’nden, 368 kişi TÜBİTAK’tan olmak üzere 527 kişi daha önce çıkarıldı. Bu bilgileri daha önce paylaştık. Merkez teşkilatı ve kurumlarımızın geleceğiyle ilgili endişeli değilim. Temizliği yaptığımız sürece kurumlarımız güçleniyor, üzerindeki yükü atıyor. Kurumlarımızı bağlayan, onu kilitleyen, engelleyen unsurları atmış oluyoruz. Bu çıkarılan kişiler sonucunda kurumlarımız daha da güçleniyor. Bir tek TÜBİTAK’ta tamamlamadık. Orada devam ediyor çalışıyoruz. Hata yapmamaya çalışıyoruz. Gerçekten rastgele değil de sıkı incelemeler yapıyoruz. TÜBİTAK’taki çalışmalar sürüyor. Diğerlerinin aşağı yukarı tamamlandığını söyleyebiliriz” diye konuştu.

“TÜBİTAK daha çok iş yapan değil, iş yaptıran bir kurum haline gelecek”
TÜBİTAK’ın yapısının değiştirilmesiyle ilgili çalışmaların sorulması üzerine Bakan Özlü, “Yapısal bir dönüşüm orada gerçekleştireceğiz. Çalışmada epey mesafe aldık. Bunu Sayın Başbakanımıza arz ettikten sonra belki Başbakanımız bunu açıklaması uygun olabilir. Çalışmamızı epey noktaya getirdik ama sonucu bu aşamada paylaşmam doğru olmaz. Başbakanımıza bunu arz edeceğiz en kısa zamanda. Yapısal bir dönüşüm olacak.

TÜBİTAK daha çok iş yapan değil, iş yaptıran bir kurum haline gelecek. Teknolojinin ticarileştirilmesi çok kolay bir hadise değil. Ama başlangıçta ticari yapıya sahip şirketlere araştırma, geliştirme faaliyetlerine verdiğimiz zaman onları yüklenici olarak seçtiğimiz zaman, onları yüklenici olarak seçtiğimiz zaman ticarileştirmeyi de en başka halletmiş oluyoruz. O bakımdan bizim düşündüğümüz TÜBİTAK uygulamayıcı bir kuruluş olacak. Teknoloji üreten bir kuruluş olacak. Kendisinden ziyade dışarıya işveren, özel sektöre işveren, üniversitelere iş veren bir kuruluş olacak. TÜBİTAK’ın mevcut yönetimiyle beraber çalışıyoruz. Öncelik olarak TÜBİTAK’ta yapısal dönüşümü hedefliyoruz” açıklamasında bulundu.

Bir gazetecinin “TÜBİTAK’taki yapılanmayı değiştirirken çalışan sayısını da mı azaltacaksınız?” sorusu üzerine ise Özlü, “Bir kurumdaki personel sayısı nasıl belirlenir? Bir görev tanımı vardır, görevleri yapabilmek için kaç kişi lazımsa o kadar kişi çalışır. Bunu personel sayısını azaltmak gibi düşünmeyelim, görev tanımıyla ilgili düşünelim. TÜBİTAK’ın yeni görev tanımının gerektirdiği personel sayısı ne kadarsa o kadar personel olur, onun dışında bir şey olmaz” ifadesini kullandı.

TÜBİTAK’taki değişimin yerli arabaya etki edip etmeyeceği sorusuna Bakan Özlü, “Yerli arabada iş modeli konusu üzerinde çalışıyoruz. İş modeli çok önemli. Kapsayıcı bir iş modeli üzerinde çalışıyoruz. Onun sonuçlarına da epey yaklaştık. Onu da Başbakanımıza arz edip ondan sonra belki Başbakanımız kamuoyuyla paylaşmak isteyebilir” yanıtını verdi.

Yerli otomobilde bu yılın sonuna kadar 30-40 araçlık bir test filosu üretileceği hatırlatılarak, ‘babayiğit’in beklenip beklenmediği sorusu üzerine Bakan Özlü, şunları kaydetti:

“’Babayiğidi beklemiyoruz. Oturup bir babayiğit gelsin, bu işi yapsın diye beklemiyoruz. Çalışıyoruz. Dünyanın her tarafında otomobil tasarımlarının hikayelerine bakın Volkswagen, Toyota, yabancı markalara bakın, bizim Türkiye’deki Tofaş’a, yerli markalara bakın hepsinde başlangıçta devletin bir desteği ve yönlendirmesi vardır. Zamanla devlet çekilmiştir. Burada devlet yönlendirmesi şarttır. Biz şunu diyemeyiz; ‘bir babayiğit çıksın yapsın gelsin’ bunu demeyeceğiz. Bir de bizim küresel bir başarıyı hedeflememiz gerekiyor. Yerel bir otomobil değil, küresel bir başarı hedefi gerekiyor. Yerli otomobil demeyelim, yerli marka otomobil diyelim. Türkiye’de üretilen otomobiller var. Bu sene inşallah 1 milyon 500 bin rakamına ulaşmayı hedefliyoruz. Bu az bir rakam değil. Geçen sene 1 milyar dolarlık cirosu vardı sektörün. Bu aslında bizim işçimiz, bizim ticaret kanunlarımız. Bizim ülkemizde vergi ödüyor, ihracat yapıyor. Bunların aşağı yukarı tamamı Türkiye’de üretilen otomobiller. Ne eksiğimiz var. Marka eksiğimiz var. Marka oluşturmak, biz bir yerli marka oluşturmak istiyoruz. Türkiye’deki mevcut alt yapı yan sanayisi, mühendisleri, üretim, tasarım mühendisliği yan sanayisi bir otomobili tasarlayıp üretmeye yeterli. Teknik olarak bir problem yok. Otomobil konusu, ticari ağırlığı olan bir konu. Teknolojiden ziyade ticari bir konu. Sadece bir otomobil yapıp satmak değil, segment, segment her keseye, herkese hitap edebilecek kategoride model ve segmentte arabanız olması gerekiyor. Sıfırdan bir tasarım aşağı yukarı 4 sene sürüyor. Otomobilde de tasarım yaptınız, onunla kalmıyor. Biri bitince ikinciye başlamanız gerekiyor. 4 yılda bir modeller değişiyor. Bu tasarım konusu sürekli bir faaliyet. Türkiye’nin yetişmiş insan kaynağı, tasarım üretim mühendisleri, yan sanayisi bu konuda aslında yeterli seviyede.”

TÜRKİYE

Avrupada Whatsapp ve Facebook için karar

Avrupada Whatsapp ve Facebook için karar

Avrupada Whatsapp ve Facebook için karar
Avrupa Komisyonu, Whatsapp ve Facebook gibi web tabanlı uygulamalar için yeni güvenlik kuralları uygulanması gerektiğini açıkladı.

Avrupa Komisyonu, bu ay yürürlüğe girmesi beklenen “e-Mahremiyet” yasasının, telekom sektörüne düzenlemeyle WhatsApp, Skype gibi sesli ve görüntülü görüşme özelliğine sahip sistemlerde de geçerli olmasını istiyordu.
Avrupa Komisyonu bugünkü toplantısında, Deutsche Telecom ve Orange gibi telekom devlerinin hem gelirlerini artırmaları hem de hızlı geniş bant yatırımları yapabilmeleri için mevcut olan kanunların  yumuşatılmasını önerdi.
Komisyon ayrıca Avrupa’da 5G uygulamasının 2018 yılında hayata geçirilmesinin planlandığını bildirdi.

AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, AB olarak yeni bir teknoloji ve internet yatırım planı uygulayacaklarını, yüksek hızlı interneti yaygınlaştırmayı hedefleyen plan çerçevesinde 2025 yılı itibariyle tüm AB ülkelerinde 5G internet hızına geçileceğini, tüm şehirlerde ise 2020 yılından itibaren ücretsiz kablosuz internet sağlanacağını aktardı.

2014 yılında uygulamaya giren ve “Juncker Planı” olarak anılan yatırım planı hakkında da bilgi veren Juncker, ekonomik büyümeyi hızlandırmak amacıyla yatırım planı kapasitesinin iki katına çıkarılacağını ve hedefin 2022 yılında 630 milyar euro olacağını söyledi.

HABERTÜRK

Usta isimler yeni sezon için şimdiden hazır!

Usta isimler yeni sezon için şimdiden hazır!

Usta isimler yeni sezon için şimdiden hazır!
Sahne Tozu Tiyatrosu Tiyatro Akademisi Nişantaşı Şubesi; usta isimlerden oluşan dev kadrosuyla 2016-2017 sezonuna hazır! Haldun Dormen, Göksel Kortay, Selçuk Yöntem, Zafer Ergin, Zerrin Tekindor, Kandemir Konduk ve Selçuk Borak’tan oluşan eğitmen kadrosu; oyunculuktan müzikale, genel kültürden diksiyona, dramatik metin yazarlığından dansa uzanan geniş bir ders programıyla öğrencilerini bekliyor.

Çağlar İşgören tarafından 2005 yılında İzmir’de kurulan ve sanat danışmanlığını Haldun Dormen’in üstlendiği Sahne Tozu Tiyatrosu, Dormen ekolünü devam ettiren tek tiyatro olma özelliğini taşıyor. Verdiği tiyatro eğitimleriyle de Türkiye’deki en iyi 10 tiyatro okulu arasına giren tiyatro; Aralık 2015’te İstanbul Nişantaşı şubesini açarak Türk Tiyatrosu’nun duayen sanatçıları Haldun Dormen ve Göksel Kortay ile eğitimlerine başladı.

Sahne Tozu Tiyatrosu Tiyatro Akademisi, Kasım ayında Nişantaşı Şubesi’nde başlayacak 2016-2017 sezonunda ise yine usta isimlerden oluşan dev eğitmen kadrosuyla öğrencilerini bekliyor. Bu yıl “Master Class” eğitimleri verecek olan akademinin kadrosuna yeni sezonda; Haldun Dormen ve Göksel Kortay’ın yanı sıra Selçuk Yöntem, Zafer Ergin, Zerrin Tekindor, Kandemir Konduk ve Selçuk Borak katıldı. Akademi verdiği eğitimlerle, oyuncu adaylarının, Türkiye’nin en değerli sanatçılarının tecrübelerinden birebir faydalanarak yetişmesini ve ülkemize en az onlar kadar değerli, yeni bir nesil kazandırmayı amaçlıyor.

Haldun Dormen’in oyunculuk-müzikal-genel kültür, Göksel Kortay oyunculuk-diksiyon-sahne uygulamaları, Selçuk Yöntem, Zafer Ergin ve Zerrin Tekindor’un oyunculuk-diksiyon-sahne uygulamaları, Kandemir Konduk’un dramatik metin yazarlığı-senaryo yazarlığı, Selçuk Borak’ın ise dans dersleri vereceği eğitimler 8 ay boyunca devam edecek. Haziran ayının sonunda tamamlanacak olan 8 aylık eğitim sezonunun bitiminde öğrencilere; Sahne Tozu Tiyatrosu Tiyatro Akademisi Nişantaşı Şubesi’nden eğitim aldığına dair, eğitmenin imzası bulunan bir belge verilecek.

Her sınıfın kontenjanı 25 kişi olan eğitimlerde, her bir eğitmenin sınıfı için ayrı kayıt yapılması gerekiyor. Başvuru yapan öğrenci adayları, kayıt öncesinde sözlü mülakata tabii tutuluyor.